BEŞİKTAŞ
20 Şubat 2020

İZMİR’İN BEŞİKTAŞ’A EMANETİ

İzmir’in Beşiktaş’a emaneti

Atatürk’ün 1928 ve 1937 yıllarında iki kez yolculuk yaptığı İzmir Gemisi’nin grandi direği bugün Beşiktaş’ta Boğaz’dan geçenleri Türk denizciliği adına tüm haşmetiyle selamlıyor.

Yazı: Cem Gürdeniz Fotoğraf: Yusuf Aslan, Ali Bozok Arşivi

Beşiktaş İstanbul Boğazı’nda, Türk denizciliğinin gurur abidelerinin bulunduğu gözbebeği bir semtimiz. Öncelikle deniz tarihimizin büyük ve muzaffer komutan ve kahramanlarından Hızır Hayrettin Paşa’nın (Barbaros) türbesinin burada bulunması büyük bir ayrıcalıktır. Onun adını taşıyan ve 1944 yılında açılışı yapılan Barbaros
Anıtı’nın türbeyle komşu olması son derece anlamlıdır. Benzer şekilde Beşiktaş’ta Deniz Kuvvetlerimize ait İstanbul Deniz Müzesi neredeyse bin yıllık deniz tarihi birikiminin kamuoyuna aktarıldığı en önemli merkezlerden birisidir. Yakın bir gelecekte Mustafa Kemal Atatürk’ün 13 Kasım 1918 günü güvertesi üzerinde işgal donanmasına bakarak, “geldikleri gibi giderler” dediği Kartal istimbotunun Beşiktaş Vapur İskelesi’nin yanında yerini almasıyla, Deniz Müzesi’nin tarihi miras envanteri daha da büyüyecektir. Bu çerçevede en büyük dileğimiz Atatürk’ün devlet yatı Savarona’nın da Dolmabahçe Sarayı yakınına getirilerek hem statik devlet yatı hem de müze gemi statüsünde tarihi görevine sonsuza kadar devam etmesidir.

Beşiktaş’ın tüm Türk ulusunu temsilen ev sahipliğini yaptığı söz konusu seçkin ve zengin denizcilik mirasına, Ortaköy’e doğru biraz kuzeye yükseldiğimizde iki yeni değer eklenir. Bunların ilki Ortaköy’de Çırağan Sarayı yanında eski adıyla Yüksek Denizcilik Okulu’nun (Ziya Kalkavan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi) tarihi binası ile bu okulun bahçesindeki İzmir yolcu gemisinin grandi (kıç taraftaki) direğidir.

Tarihi bina, Osmanlı döneminden miras Çırağan Sarayı’na ait binalardan biridir. Ana girişinde, İbrahim Çallı tarafından iki karşılıklı duvarda resmedilmiş deniz ve gemi temalı muhteşem yağlı boya duvar tabloları vardır. Bu okul, 1927-1981 yılları arasında deniz ticaret filomuza seçkin zabitler yetiştirmiştir. Ön bahçesinde, tam deniz kıyısında İzmir Gemisi’nin grandi, yani kıç direği bulunur. Bu görkemli armaya sahip direk, Boğaz’dan geçiş yapan gemileri Türk denizciliği adına tüm haşmetiyle selamlar.

S/S İzmir Gemisi sitimli bir yolcu ve yük gemisiydi. Devlet Deniz Yolları ve Limanları İşletmesi’nde 1926-1952 yılları arasında görev yapmıştı. Binlerce yolcuyu Akdeniz, Karadeniz ve Avrupa hatlarında taşımıştı. Ama en değerli yolcusu Mustafa Kemal Atatürk olmuştu. Atatürk gemiyi iki kez kullanmıştı. Denizcilik Tarihi Araştırmacısı Ali Bozoğlu’nun ifadesiyle, 1907 Hollanda yapımı 4.875 grostonluk, 120 metre uzunluğundaki İzmir Gemisi 1926 yılında satın alınmıştı. Deniz Yolları’nın en mutena gemilerindendi. Temizliği, rahatlığı, nefis yemekleri ve kusursuz servisiyle Atatürk’lü yılların en çok beğenilen gemilerinden biriydi. Atatürk, ilk seferinde 14 Eylül 1928 günü İzmir Gemisi ile İstanbul’dan hareket ederek önce Sinop Limanı’na uğramış ve daha sonra Samsun’a gelmiştir. Bu seyahatinde Atatürk, geminin anı defterine şu satırları yazarak memnuniyetini belirtmiştir: “Seyr-i Sefain İdaresi’nin intizam ve mükemmeliyetini, her fırsatta, her yerde gördüm. Bu defa bana, İstanbul’dan Samsun’a kadar pek güzel ve rahat bir seyahat temin eden İzmir Vapuru da bunun takdire şayan bir numunesidir.”

Atatürk S/S İzmir’le ikinci Karadeniz yolculuğuna 8 Haziran 1937 günü çıktı. Gemi saat 17.00’de İstanbul’dan Trabzon’a hareket etti. Ata’nın manevi kızı Sabiha Gökçen’in kendi kullandığı uçakla Boğaz’da geminin üstünde akrobasi hareketleri yaparak Atatürk’ü uğurlaması, Atatürk’ü çok mutlu etmişti. Gemi, 10 Haziran 1937 günü 15.00’da Trabzon’a gelmiş 12 Haziran 1937 sabah saat 05.30’da hareketle, 13 Haziran 1937 günü İstanbul’a dönmüştü.

Gelelim direğin öyküsüne. Bu öyküyü 1952-1957 yılları arasında Deniz Ticareti Mektebi’nde Dahiliye Şefi (Bahriyedeki karşılığı, Sınıf Subayı) olarak görev yapan merhum babam Halit Gürdeniz (1949 Makine) kaleme almış ve direğin ön kısmına bir plaket ile bu bilgileri kaydetmişti. Söz konusu plaket halen direk üzerinde korunmaktadır. Plaketten şunları öğreniyoruz: İzmir Vapuru, 1950 senesinde Devlet Deniz Yolları ve Limanları İşletmesi Genel Müdürlüğü emrindeki ticari ömrünü tamamlayarak hurdaya çıkarıldı. Ortaköy, Beşiktaş’taki Yüksek Deniz Ticareti Mektebi Müdürü (merhum) Nejat Saner’in 1955 yılında Haliç Tersanesi Müdürü (merhum) Nedret Utkan’a nezaket ziyaretinde bulunduğu bir gün, kendisi, Makine Kimya Endüstrisi Kurumu’na (MKE) gönderilmek üzere rıhtımda bekletilen bu direği görmüş ve okulun bahçesine dikilmek üzere tersane müdüründen gemi direğini talep etmiştir. Talep uygun görülerek, Koca Yusuf yüzer vinci ile taşıma ve dikme işlemleri 1955 Mayıs/Haziran aylarında gerçekleştirilmiştir.

Beşiktaş’ın denizcilik mirasına büyük katma değer sağlayan bu direk, tarihi semtin son 65 yılda sembolü olmuştur. Bu direğin gizinde, direk boyu ile orantılı en az beş yaprak boyutundaki Türk bayrağının usulüne uygun şekilde çekilmesi; direğe resmi ve dini bayramlarda deniz örf adetlerimize göre uygun şekilde çekilecek alay sancakları dışında başka bayrak ve flamaların çekilmemesi önem arz etmektedir. Ancak bayrak ve direk donanım disiplinine zaman zaman uyulmadığını, Boğaz motoru ile okul önünden geçerken üzülerek gözlemlemekteyim. Bu direğin gerek bakım ve korunması; gerekse temsil ettiği tarihsel geçmiş ve değerlere saygı paralelinde kullanımı Beşiktaş Belediyesi başta olmak üzere tüm Beşiktaş halkının sorumluluğudur. Atatürk’ü taşımış İzmir Gemisi’nin, grandi direk gizine toka edilen Türk sancağı, sonsuza kadar nazlı nazlı ve gururla dalgalanmaya devam edecektir.

B+ 28. sayı

Haberi Paylaş:

Beşiktaş Belediyesi


BKS logo

© 2020 Beşiktaş Belediyesi. Sitedeki tüm metin ve görseller Beşiktaş Belediyesi'ne aittir. İzinsiz kullanılamaz.

F5 İletişim